
Uzun zaman olmuştu kendi siteme uğramayalı. Blog tutmak zor iş, özellikle de özgün yazmak ve bunları serileştirmek… Bakalım bu 4 .cü denememde başarabilecek miyim ?
Sitemi ilk yayına verdiğimde, tarihin sayfaları 2007′ nin mayıs ayını gösteriyordu. Aradan geçen yaklaşık 3 sene içinde 4 defa içeriği ve tasarımı değişen bir günlük… Bazen ilginç geliyor, bir o kadar da sinir bozucu. Üvey evlat gibi davranmamalı, en azından birşeyler hakkında yazabilmekti önemli olan. Sonuçta iç dünyan hakkında yazmasan da en azından belli bir bilgi birikimine sahip olduğun konularda yazabilmeliydi. Amma velakin bende vûku bulan biraz da başbelası mükemmeliyetçilik anlayışıyla 1-2 gün sonra yazılanlar da siliniyordu bendeniz tarafından. Bu konu üzerine biraz düşündüğümde ortaya çıkan basit bir gerçek tüm çıplaklığıyla karşımdaydı: Hangi konu hakkında yazarsan yaz, ne kadar amatörce de olsa yazılanların silinmemesi gerektiği…Sonuçta bu konuda profesyonel kişiler olmayıp, dilimiz döndüğünce birşeyler anlatmaya çalışıyoruz. En azından bir kişi de olsa yararlanabilirse yazacaklarımızdan, ne mutlu bana. Bir de şu boyutu var bloglamanın; yıllar sonra arkana dönüp baktığında, kendi değişiminin ve yaşadıklarının bir boy aynası oluveriyor yazdıkların…
2007 den bu yana değişen oldukça fazla şey oldu. Yeni planlar, yeni düşünceler, yeni projeler, daha başlamadan rafa kalkan projeler, yeni arkadaşlıklar,eskiyen arkadaşlıklar… Bu seferki blog maceramda daha temkinli yaklaşıyorum ve önemsiyorum biraz da . Zaman buldukça bilgi teknolojileri alanında, yabancı dil gibi daha birçok konuda görüşmek dileğiyle…
No related posts.




4. denemen hayırlı ve uğurlu olsun bu sefer öttüreceğinden eminim